todmsg=new Array();

todmsg[0]="İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.<br><br>Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Konuyla ilgili ayrıntılar için <A HREF=\"../gebelik/cinsellik.htm\">burayı</A> tıklayınız."
todmsg[1]="Çinlilerin bundan 700 yıl önce Pekin yakınlarında bulduklarını bir tablo ile iddialara göre doğacak bebeğinizin cinsiyetini %90 doğrulukla tahmin etmeniz mümkün. Tek yapmanız gereken  <A HREF=\"../gebelik/tahmin.asp\">buraya</A> tıklamak."
todmsg[2]="Çoğu kadının hamileliğinin ilk bulgusu görülmeyen adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir."
todmsg[3]="35 yaşından daha ileri yaştaki bir anne adayının kromozomal anomalili bebek doğurma riski artmıştır. Bu bağlamda ileri yaş, kromozom anomalisi olan bir bebek doğurma açısından mutlak bir risk faktörüdür."
todmsg[4]="Gebelik öncesinde tanısı konmuş diyabeti olan bir anne adayının bebeğinde anomali ortaya çıkma olasılığı ve kendisinde de preeklampsi gelişme olasılığı bu hastalığı olmayan bir anne adayına göre belirgin bir şekilde artmıştır. Bu bağlamda gebelikte diyabet anomalili bir bebek doğurma ve preeklampsi gelişimi açısından istatistiksel olarak mutlak bir risk faktörüdür."
todmsg[5]="İdeal gebelik yaşı 18-35 yaş arasıdır. Bu yaş aralığı kadın fizyoloji ve anatomisinin gebeliği tolere edebilmesi açısından en uygun yaşlar olmakla beraber hem ülkemizde hem de dünya üzerinde bu yaş aralıklarının altında veya üstünde yer alan çok sayıda gebelik vardır. Hem çok erken yaşta yaşanan gebelikler, hem de ileri yaşlarda yaşanan gebelikler bazı normal dışı durumların ortaya çıkma riskini artırırlar."
todmsg[6]="Baba adayı yaşı arttıkça ve özellikle 40 yaşın üzerinde, spermlerin genetik yapısında yeni mutasyonlar ortaya çıkma riski de yaşa paralel olarak artar. Bu artış, bebekte otozomal dominant grupta yer alan genetik hastalıkların ortaya çıkma riskinde artışa neden olur. Bu grup genetik hastalıklara verilebilecek en iyi örnek akondroplazi adı verilen genetik hastalıktır. Bariz cücelikle seyreden ve ender görülen bu hastalığın bebekte ortaya çıkma riski baba adayının yaşı arttıkça artar."
todmsg[7]="Anne adayının Rh (-) baba adayının Rh (+) kan grubuna sahip olması durumunda çiftte Rh uygunusuzluğu (kan uyuşmazlığı) söz konusudur. Bu durumun ilk gebelikte bebekte bir sorun yaratma ihtimali oldukça düşükken, gerekli önlemler alınmadığında sonraki gebeliklerde ya da yeni doğan döneminde Rh (+) kan grubuna sahip bebeği etkileme riski artar.<br><br>Diğer bir kan uyuşmazlığı sorunu da anne adayının kan grubunun O olması durumunda ortaya çıkabilir. Bu annenin bebeği A ya da B grubuna sahip olduğunda, bebekte yeni doğan sarılığı ortaya çıkma riski artar. ABO uyuşmazlığı olarak adlandırılan bu durum yeni doğan döneminde fototerapi gerektirebilmesine karşın, genellikle selim bir durum olarak kabul edilir."
todmsg[8]="Anne adayının daha önceden genel anestezi altında geçirdiği operasyonlarda genel anesteziye bağlı oluşmuş sorunların, doğumun genel anestezi altında uygulanacak bir sezaryenle gerçekleşmesi durumunda tekrarlama riski vardır. Bu nedenle anne adaylarının daha önceden yaşanmış olan genel anestezi sorunlarını doktorlarına iletmeleri önemlidir."
todmsg[9]="Baba adayının kendisinde varolan habis hastalıklar ve bunun için aldığı tedavi (kemoterapi) sperm üretimi ve sperm işlevleri üzerinde olumsuz etkiler gösterebilir ve bu durum bir gebe kalamama nedeni olabilir. "
todmsg[10]="Anne adayının ve baba adayının akrabalarında varolan zeka geriliği, metabolizma hastalıkları, bazı bedensel hastalıklar, anomalili doğumlar, hipertansiyon, diabet, hiperkolesterolemi, bazı ruhsal hastalıklar (şizofreni gibi) nesilden nesile genetik geçiş gösterebilirler. Bu tür hastalıklara sahip kişilerin anne ya da baba adayına akrabalığı ne kadar yakınsa, doğacak bebeğin bu hastalığa yakalanma ya da bu hastalığın taşıyıcısı olma riski de o kadar yükselir. Özellikle anne ve baba adayının da birbiriyle akraba olması durumunda bu risk daha da artar."
todmsg[11]="Daha önce erken doğum tehdidi ve erken doğum, erken membran rüptürü (suların erken gelmesi), miad geçmesi, preeklampsi-eklampsi-HELLP gibi gebelikte hipertansiyon ile bağlantılı sorunlar, derin ven trombozu ve pulmoner emboli (gebelikte toplardamar tıkanıklıklarından kaynaklanan sorunlar), plasentanın erken ayrılması (ablasyo) ya da önde gelen plasenta (plasenta prevya) gibi plasenta ile ilgili sorunlar, gestasyonel (gebeliğe bağlı) diabet, intrauterin gelişme geriliği ya da iri bebek (miadında 4500 gramdan daha kilolu bebek) sorunu yaşamış olan, miadında makat ya da yan duran bebek sorunuyla karşılaşmış olan anne adaylarında aynı durumun yeni bir gebelikte yeniden yaşanma olasılığı artar. Bu durumlardan bir veya birkaçını yaşamış anne adayında yeni gebelikte yaşanmış bu duruma ait belirtilerin tekrarlayıp tekrarlamadığının araştırılması için daha sık araklılarla doktor kontrolü gerekir."
todmsg[12]="Nedeni bilinse de bilinmese de ölü doğum ya da yeni doğan ölüm öyküsü daha sonraki gebeliklerin yakından takip edilmesini ve bazı durumlarda ileri inceleme yapılmasını gerektiren bir risk faktörüdür."
todmsg[13]="Dış gebelik (ektopik gebelik), sperm ile oosit (yumurta hücresi) birleşmesi sonucu oluşan gebelik ürününün normal yerleşim yeri olan uterus içi yerine başka bir yerde ve sıklıkla fallop tüpünde yerleşmesi ve burada gelişmesi sonucu oluşan normal dışı bir gebelik durumudur. Konuyla ilgili ayrıntılar için <A HREF=\"../gebelik/dis.htm\">burayı</A> tıklayınız."
todmsg[14]="Halk arasında yaygın olan bir inanca göre tek yumurta ikizleri ruhsal olarak birbirlerine çok bağlıdır: Biri üzüldüğünde diğeri de üzülür; yani aralarında ruhsal bir iletişim vardır denir. Yapılan bilimsel araştırmalar ikizler arasında böyle doğaüstü ve açıklanamaz bir bağın olmadığını ortaya çıkarmıştır. Ancak ikizlerin birbirine benzer kişilik yapıları taşıdıkları da bir gerçektir."
todmsg[15]="İkizden ikize transfüzyon sendromu (İİTS) monokoriyonik yani tek plasentaya sahip ikizlerde görülen bir durumdur ve kanın bir bebekten diğerine, yavaş ancak sürekli akışını ifade eder. Bütün monokoriyonik ikizler İİTS'da dahil olmak üzere, gelişme geriliği, fetal ölüm ve ileri derecede prematüre doğum gibi riskler taşırlar. Bu komplikasyonların hemen hepsi plasental yetmezliğe bağlı olarak ortaya çıkar. Tedavi edilmediği taktirde plasental yetmezlik ve İİTS ileri derece prematür doğum ile sonuçlanabilir. Tedavi ile dahi, anne karnında ölüm oranı %40, doğumdan sonraki ilk bir ayda ölüm oranı ise %60 civarındadır. Geliştirilmeye çalışılan değişik tedavi yaklaşımları henüz daha bu bebekleri, yüksek oranda yaşatabilmek için yeterli değildir."
todmsg[16]="Oosit (yumurta hücresi) fertilizasyon (döllenme) esnasında normalde içine tek bir sperm alır ve giriş kapılarını kapatır. İçeriye iki sperm birden girmeyi başardığında bu spermlerin 23'er kromozomdan oluşan genetik bilgileri oositin hücre çekirdeğine gider ve burada birleşerek oositin kendine ait genetik bilgilerinin yok olmasına neden olurlar. Bunun sonucunda fetusa ait hiçbir yapı içermeyen ve bol miktarda şişmiş villustan oluşan anormal bir gebelik ürünü ortaya çıkar. Buna komplet (tam) mol gebeliği adı verilir."
todmsg[17]="Gebelik dönemi hiç bir şekilde ilaç kullanılmaması gereken bir dönem değildir. Anne adaylarının çeşitli yakınmaları olduğunda bu yakınmaları gidermek amacıyla (bulantı, mide yanması, baş ağrısı gibi) ya da bir hastalığa yakalandıklarında hastalığı tedavi etmek amacıyla (idrar yolu enfeksiyonları, şeker hastalığı gibi) ilaç tedavisi verilir. Seçilen ilaçlar gebelik döneminde kullanıma uygun olan ilaçlardır."
todmsg[18]="Acil Kontrasepsiyon, ilişki esnasında kondomun yırtılması, korunma uygulamadan ilişkide bulunulması gibi durumlarda uygulanır. En yaygın kullanım alanlarından biri de tecavüz vakalarında kadının gebe kalmasını engellemek içindir. İki şekilde uygulanabilir: Yüksek dozlarda östrojen hormonu verilmesi ve spiral takılması. Uygulamanın ilişkiden sonraki ilk 72 saat tercihen ilk 24 saat içinde yapılması gerekir. Yüksek doz östrojen ve spiral (RİA) rahim içinde oluşması muhtemel bir implantasyonu (döllenen yumurta hücresinin uterusa yerleşmesi) engellerler. Her iki yöntemde de endometrium özelliği bozularak implantasyona elverişsiz bir duruma gelir."
todmsg[19]="Doğum kontrol hapları beyinde hipofiz ve hipotalamus bölgesinden salgılanan ve yumurtalıkları uyaran hormon salgısını engelleyerek etki ederler. Adet döngüsünü sağlayan mekanizma beynin bu bölgelerinden salgılanan hormonların yumurtalıklara etki etmesi sonucu folikül gelişimini ve yumurtlama olgusunun ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu döngüde yumurtalıklardan salgılanan östrojen hormonu ve yumurtlama sonrasında devreye giren progesteron hormonu beyinden daha fazla hormon salgısını engeller. Adet kanaması olduktan sonra yumurtalıklardan hormon salgısı azaldığından beyinden hormon salgısı yeniden başlar ve adet döngüsü yeniden devreye girer."
todmsg[20]="Unutmayın: Doğum kontrol haplarının muhtemel olumsuz etkileri konusunda halk arasında söylenenlerin çoğu yüksek doz östrojen içeren haplar zamanında üretilmiş hurafelerdir. Tek bir istenmeyen gebeliğin bile kadın üzerindeki ruhsal ve bedensel olumsuz etkileri, yıllar boyu doğum kontrol hapı kullanımında oluşması muhtemel (ve çoğu hurafe olan) istenmeyen etkilerden muhtemelen çok daha fazladır..."
todmsg[21]="Dünya üzerinde yaklaşık 30 yıldır kullanımda olan doğum kontrol iğneleri üçer aylık (Depo Provera®) ve birer aylık enjeksiyon (Mesigyna®) şeklinde uygulanmak üzere iki ayrı şekilde bulunur ve ülkemizde ikisi de mevcuttur. Bu iki yöntem de güvenilirlikleri doğum kontrol hapları ve tüplerin bağlanmasıyla karşılaştırılacak kadar yüksektir ve aynen doğum kontrol hapları kullanımında olduğu gibi geri dönüşümlü olan korunma yöntemleridir. Üç aylık enjeksiyonlar içlerinde vücutta doğal bulunan progesteron hormonunun medroksiprogesteron asetat adlı sentetik depo türevini içerirlerken aylık enjeksiyonlarda progesterona ek olarak östrojen de bulunur."
todmsg[22]="RU-486 adı verilen bir ilaç, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinde kullanılan tablet şeklinde bir ilaç ve gebeliğin en erken dönemlerinde etki ederek gebeliğin sonlanmasını sağlıyor. Aslında ilacın düşük yaptığını söylemek biraz hatalı olur. Zira RU-486 ya da diğer adıyla mifepriston (etken maddenin adı), gebeliğin en erken aşamasına etki ederek yumurta hücresiyle spermin birleşmesinden oluşan embriyonun uterusta (rahim içinde) yerleşmesini önlüyor. Embriyo yerleştikten sonra ise gebelik daha ileri aşamalara geldiğinde düşüğü gerçekleştirmek için mizoprostol adı verilen başka bir ilaçla kombine etmek gerekiyor. Bu kombinasyon sonucunda erken gebelik döneminde kürtaj gerekmeksizin düşük gerçekleşebiliyor. Konuyla ilgili ayrıntılar için <A HREF=\"../aileplanlamasi/dusuk.htm\">burayı</A> tıklayınız."
todmsg[23]="Kadın prezervatifi 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince bir poliüretan tabakasından yapılmış, vajinanın içini tümüyle kaplayan, tek tarafı kapalı silindir bir kılıf. Poliüretanın özelliği nedeniyle vajinanın içine yerleştirildiğinde kısa zamanda vajina duvarlarına sıkı bir şekilde tutunuyor ve vücut ısısı ile uyum sağlıyor. Kılıfın açık olan ucunun etrafını saran ve bir tane de kapalı olan ucun içinde serbest olarak bulunan bükülebilir iki halkası var. Kapalı olan kısımdaki halka serviksi (rahimağzını) sararken, açık uçtaki halka kadının dış genital sisteminde kalıyor. Böylece dış genital kısmın en ucundan tüm vajinanın iç yüzeyini kaplayarak yukarı doğru uzanan prezervatif, serviksi de tümüyle kaplayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve spermlerden olabilecek maksimum korumayı sağlıyor. Özellikle dış genital kısmın da örtülmüş olması HPV'ye (genital siğil hastalığı yapan virüs) karşı korunmada kadın için önemli bir avantaj olarak görülebilir."
todmsg[24]="Kürtaj veya rahim tahliyesi rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sonlandırılmasıdır. Kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilir. Konuyla ilgili ayrıntılar için <A HREF=\"../aileplanlamasi/kurtaj.htm\">burayı</A> tıklayınız."
todmsg[25]="RİA uygulandıktan bir ay sonra doktorunuz sizi kontrole çağıracaktır. RİA'nın uygun yerleştirildiğinden ve enfeksiyona neden olmadığından emin olmak için bu kontrol muayenesi çok önemlidir. Bu kontrol muayenesinden sonra birer yıllık aralıklarla mutlaka kontrol muayenelerine gidin. Beş yıl sonunda spiral aynı kontrol seansında çıkarılıp bir yenisiyle değiştirilebilir. RİA iplerini kendiniz de ayda bir işaret ve orta parmaklarınızı vajinanın derinlerine sokarak kontrol edebilirsiniz."
todmsg[26]="Tüp ligasyonuna rağmen gebe kalınması çok ender görülen bir durumdur. Tüplerin aldıkları tüm hasara karşın yeniden kanal oluşturmalarına bağlı olarak ortaya çıkar. Operatör hatası pratik olarak mümkün değildir ancak yine de bir etken olabilir. Tüp ligasyonu sonrası oluşan gebeliklerin önemli bir kısmı dış gebelik olduğundan ilk önce bu yönde inceleme yapılır. Dış gebelik saptanırsa uygun tedaviye geçilir. Rahim içi gebelik saptanırsa ve bebek isteniyorsa gebelik devam ettirilir. Bebek istenmiyorsa ve gebelik süresi yasal sınırı aşmamışsa tahliye edilir. Gebelik sonlandırıldıktan sonra korunma yöntemlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve uygun bir yöntem seçilmesi gerekir."
todmsg[27]="Günümüzde kullanılan doğum kontrol haplarının içeriğinde yer alan progesteron türevli ilaçların testosteron (erkeklik hormonu) benzeri etki yapması muhtemel olmakla beraber, hapların yapımında en az testosteron etkisi bulunan progesteron türevi ilaçlar kullanılır. Bu yüzden günümüzde kullanılan hapların tüylenmeyi artırması beklenmez. Aksine tüylenme tedavisinde doğum kontrol hapları birinci basamak tedavi olarak uzun zamandan beri kullanılmaktadırlar."
todmsg[28]="Spiralin adet kanaması döneminde takılmasının tercih edilme nedeni adet görmenin bir anlamda gebe olunmadığının bir göstergesi olarak kabul edilmesidir. Yine adet görme esnasında rahim ağzı hafifçe açılmış olduğundan takılması da daha kolay olmaktadır. Kadının gebe olmadığından emin olunduğunda, spiral herhangi bir günde takılabilir."
todmsg[29]="Tüplerin bağlanmasıyla menopoza girme arasında bilinen bir ilişki yoktur. Tüplerin bağlanması sonrasında yumurtalıklardan hormon salgılanmaya devam etmektedir ancak tüpler bağlandıktan sonra geriye döndürmek için yapılan ameliyatların başarı şansı oldukça düşüktür."
todmsg[30]="Üreme çağında olan bir kadın, teorik olarak adet döngüsünün her gününde gebe kalabilir. Kadının gebelik oluşumu açısından en elverişli günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Spermler üç gün boyunca genital kanalda bekleyebilir ve yumurtlama sonrası ilk 12-24 saatte döllenmesi gereken yumurta hücresine ulaşıp onu dölleyerek gebeliği başlatabilirler.<br><br> Spermlerin üç günden daha fazla, 7 güne kadar yaşayabileceği bilinmektedir. Bu durumda örnek olarak adet kanaması devam ederken girilen bir ilişkide genital kanala giren spermler, adet döngüleri kısa olan (yani yumurtlaması döngünün 14. gününden önce olan ve böylece bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe geçen süre 28 günden kısa olan) bir kadında veya adet döngüsü 28 gün olmasına karşın yalnızca o aya özgü olarak tesadüfen daha kısa sürmüş bir kadında yumurta hücresini bulup gebeliği başlatabilirler."
todmsg[31]="Gerçek bir birleşme olmaksızın da gebe kalmak mümkündür. Bu, oldukça düşük bir ihtimal olmasına karşın, özellikle vajinanın giriş kısmına yakın olan boşalmada, spermler ejakulasyon esnasında penisten belli bir hızla dışarı fışkırma tarzı atıldıklarından spermlerin bir kısmının vajinaya girmesi ve buradan genital kanalın içine doğru ilerleyerek gebeliği başlatması mümkündür."
todmsg[32]="Çocukluk çağından ergenlik çağına geçiş döneminde, ortalama olarak 12.5 yaşında kız çocuğu ilk adet kanamasını görür. Bu ilk kanama henüz yumurtlama süreci devreye girmediğinden, gerçek ve düzenli aralıklarla oluşan bir adet kanaması olmaktan uzaktır. Kız çocuğunun hormon salgı mekanizmaları ve genital organları olgunlaştığında yumurtlama süreci de başlar ve oluşan adet kanamaları, adet döngüsünün bir parçası olarak düzenli hale gelir."
todmsg[33]="Meme dokusu gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle daha ilk haftalardan itibaren önemli değişikliklere uğrar. Gebelik döneminde artan östrojen hormonu memelerin içindeki süt iletim kanallarını geliştirir. Yine gebelik döneminde salgısı belirgin olarak artan progesteron hormonu, süt salgısını yapacak olan süt üretici birimlerin büyümesini ve gelişmesini sağlar. Bu değişikliklerde gerekli olan enerji ve besin maddelerini sağlamak için meme dokusuna giden kan akımı da önemli derecede artar ve bu nedenle göğüslerin üzerinde yer alan yüzeye yakın toplardamarlar belirginleşerek daha genişlemiş olarak görülürler."
todmsg[34]="Papsmear 1941'den beri kullanılan bir kanser tarama testidir ve bugüne kadar geliştirilmiş kanser erken tanı yöntemleri arasında en etkili olanıdır. A.B.D.'de kullanılmaya başlandığından bugüne kadar rahim ağzı kanserinden ölümde yaklaşık %70 oranında azalma gerçekleşmiştir. Böyle etkili bir kanser tarama testi mevcut olmasına karşın ülkemizde kadınlarımızın çoğu bu yöntemi bilmemekte veya göz ardı etmektedirler. Ülkemizde rahim ağzı kanserine yakalanan kadınların sorgulamasında %80'inden fazlasında bu testin hiçbir zaman yapılmadığı veya düzenli olarak yapılmadığı ortaya çıkmaktadır."
todmsg[35]="Papsmear jinekolojik muayenenin bir parçasıdır ve muayenenin spekulumla (metal aletle) inceleme aşamasında rahim ağzına ve iç kısmına yerleştirilen genellikle fırça şeklindeki özel bir çubuk yardımıyla rahim ağzı salgısı alınmasından ibarettir. İşlem 15-30 saniye sürer ve tümüyle ağrısızdır. İşleme bağlı olarak ve özellikle enfeksiyonu olanlarda işlem sonrası hafif kanama olsa da bu kanama kısa zamanda kendiliğinden durur."
todmsg[36]="Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yol açan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir."
todmsg[37]="Bel soğukluğu erkeklerde penis başından meni görünümünde akıntı ve idrar yaparken yanma ile seyreden enfeksiyonu tarif etmek için kullanılan bir terimdir. Hastalık erkeklerde daha sık belirti verdiği ve tanısı akıntının özelliklerine bakarak nispeten kolay konduğundan toplumumuzda sanki yalnızca erkeklerde görülen bir hastalıkmış izlenimi uyanmıştır. Gerçekte hastalık cinsel yolla yayılır ve kadınlara kolaylıkla bulaşarak kadının genital sisteminde ciddi hasarlar oluşturabilir."
todmsg[38]="Myomlar myometrium tabakasını oluşturan düz kaslardan köken alan iyi huylu tümörlerdir.Sadece kas hücresi içermezler. Aslında myom daha gerçekçi bir tanımla bağdokusu tarafından bir arada tutulan düz kas hücreleridir. Büyüklükleri toplu iğne başından karpuz büyüklüğüne kadar değişkenlik gösterir. Kadın pelvisinde en sık görülen tümördür. İyi tarafı hemen her zaman iyi huylu olması ve kansere dönme olasılığının ihmal edilebilecek kadar düşük olmasıdır. Hastaların %75'i kendisinde myom olduğundan dahi habersizidir. Kötü tarafı ise her 4-5 kadından birinde ortaya çıkmasıdır. Büyüklüklerinin çok değişken olması nedeni ile bu oranın aslında gerçeği yansıtmadığı, dikkatli bir inceleme yapılacak olursa myom görülme sıklığının %80'den daha fazla bulunacağı ileri sürülmektedir.Tek bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar çok da olabilir.Her bir myom kitlesine myom çekirdeği ya da myom nüvesi adı verilir.Genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedir.Myomlar sıklıkla 30-40 yaşlar arasında ortaya çıkar ve replasman tedavisi almayanlarda menopoz sonrası küçülür. Ergenlik öncesi görülmesi son derece nadirdir."
todmsg[39]="Mammografi memenin doğrudan X ışınları ile incelenmesidir. İnceleme için hasta mammograf denilen röntgen aletinin önüne oturtulur.Meme X ışınına duyarlı bir levha üzerine yerleştirilerek sıkıştırılır. Her iki göğüstende ayrı ayrı açılar değiştirilerek filmler alınır.Mammografi cihazları diğer röntgen cihazlarından daha farklı şekilde tasarlanmışlardır ve X ışınlarının zararlı etkileri en aza indirgenmiştir.Mammografi yağ içeriği fazla olan memelerde daha iyi sonuç verir. Emzirmemiş genç bayanlarda, emzirme döneminde ve gebelikte yağ oranı azaldığı için küçük kitlelerin ayırt edilmesi güçleşmektedir."
todmsg[40]="Doğum sırasında, bebeğin doğum kanalından geçe bilmesi için rahim, mesane ve rektumu destekleyen dokular (pelvik diyafram) gerilir ve yırtılabilir. Loğusalıkta bu dokular genellikle normal haline döner. Fakat pek çok kadında zamanla bu yapılar sarkmaya başlar. Her hastadaki sarkmanın derecesine bağlı olarak rahimde bir ağırlık veya sarkma hissi, kabızlık, haznede (vagina) gevşeme, haznenin ön veya arkasında bariz şişkinlik, gülerken, öksürürken ya da ağır bir cisim kaldırırken idrar kaçırma ya da rahimin bariz olarak hazneden dışarı çıkıp sallanması, üzerinde yaralar oluşması gibi yakınmalar olabilir. Tüm bunlara rahim sarkması denir."
todmsg[41]="Aynen kadındaki gibi erkekte de hipotalamustan pulsatil olarak (dalgalanmalar şeklinde) salgılanan GnRH, hipofiz bezinden FSH ve LH hormonu salgılanmasını uyarır. LH testislerde bulunan Leydig hücrelerinden testosteron salgılanmasını sağlarken, FSH Sertoli hücrelerine etki ederek spermatogenezi (sperm üretimini) başlatır. Spermler yaklaşık olarak 72 günde olgunlaşır ve 14 gün gibi bir sürede depolanacakları bölgeye taşınırlar."
todmsg[42]="In vitro fertilizasyon veya tüp bebek kadından alınan yumurtalarla, erkekten alınan spermlerin dışarıda laboratuar ortamında birleştirilmesi ve döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra anne rahmine yerleştirilmesidir. İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) veya mikroenjeksiyon ise erkekten alınan spermlerin direk olarak yumurtanın içerisine enjekte edilmesi ve yine döllenme gerçekleştikten belli bir süre sonra tekrar anne rahmine yerleştirilmesidir."
todmsg[43]="Çocuk sahibi olamama nedenlerinin yaklaşık % 50’sini erkeğe bağlı nedenler oluşturmaktadır. Bu nedenle çocuk sahibi olma isteği ile başvuran hastalarda ilk yapılması gereken tetkik sperm analizidir. Genel olarak sperm sayısının en az 20 milyon/ml, hareketinin en az % 50 ve normal şekilli sperm oranının Dünya Sağlık Örgütü Kriterleri’ne göre en az % 50 ve Kruger kriterlerine göre en az % 4 olması normal olarak kabul edilmektedir. Bu değerlerin herhangi birisindeki bozukluk normal yollardan bebek sahibi olunmasını zorlaştırabilir. Sperm sayı ve kalitesinde hafif bir bozukluk varsa öncellikle 4-6 ay aşılama denenebilir."
todmsg[44]="Kadınlar bir sabah uyandıklarında kendilerini menopoza girmiş olarak bulmazlar. Menopoz 20 yıl süren değişikliklerin tam ortasındaki dönemdir. 40 yaşından sonra kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı olarak düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basma ve terlemeler, psikolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Daha sonra yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterlidir. 6 aydan daha fazla adet gecikmeleri araştırılıp kandaki östrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur. Ancak adet düzensizlikleri veya düzensiz kanamalar menopoza giriyorum düşüncesiyle normal karşılanmamalı; hasta doktoruna başvurarak bu değişikliklerin gebelik ve kadın cinsel organlarının kanserlerinde de görülebileceği göz önünde tutularak bu hastalıklar dikkatle araştırılmalıdır."
todmsg[45]="Libido kadında ergenlikten 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir."
todmsg[46]="Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bunda şaşılacak bir şey yok, zira kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir."
todmsg[47]="Bireyin kan grubu anne ve babasından kalıtımla aldığı özellikler sonucu belirlenir. %45 insanda 0 grubu, %40 insanda A grubu, %10 insanda B grubu; %5 insanda da AB grubu bulunur. %85 insan Rh(+) kan grubuna sahiptir. Bu nedenle AB Rh(-) ve B Rh (-) kan grupları en az bulunan kan gruplarıdır."
todmsg[48]="Gebelikteki bulantı ve kusmanın gün boyunca sürmesi, ayaktan ilaç tedavisine cevap vermemesi, anne adayının normal beslenmesini, günlük faaliyetlerini engellemesi, genel durumunu bozması ya da kilo kaybına yol açması durumunda Hyperemesis Gravidarum (gebeliğin şiddetli bulantısı) söz konusu olur. İleri inceleme ve tedavi gerektiren bir durumdur. Gebelikte bulantı ve kusmaya nispeten sık rastlanırken bu denli normal dışı seyir gösteren bulantı ve kusmalara gebeliklerin ancak binde 4'ünde rastlanır."
todmsg[49]="Kadınların yaklaşık %75'i hayatlarında en az bir kez vajinal mantar enfeksiyonu geçirirler. Gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı ve kontrolsüz şeker hastalığı mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenlerdir. Vajinit yani vajina enfeksiyonu mantar, parazit ya da bakteri enfeksiyonlarına bağlı olarak meydana gelir. Bazı durumlarda bu etkenlerin ikisi ya da tümü birden beraberce enfeksiyon yaratırlar."
