|
Dünya üzerinde yaklaşık 30 yıldır kullanımda olan doğum
kontrol iğneleri üçer aylık (Depo Provera®) ve birer aylık enjeksiyon (Mesigyna®)
şeklinde uygulanmak üzere iki ayrı şekilde bulunur ve ülkemizde ikisi de
mevcuttur.
Bu iki yöntem de güvenilirlikleri doğum kontrol hapları ve tüplerin
bağlanmasıyla karşılaştırılacak kadar yüksektir ve aynen doğum kontrol
hapları kullanımında olduğu gibi geri dönüşümlü olan korunma yöntemleridir.
Üç aylık enjeksiyonlar içlerinde vücutta doğal bulunan progesteron
hormonunun medroksiprogesteron asetat adlı sentetik depo türevini
içerirlerken aylık enjeksiyonlarda progesterona ek olarak östrojen de
bulunur.
Uygulanmaları
Üç aylık iğneler onikişer haftalık aralıklarla, aylık iğneler ise dörder
haftalık aralıklarla kalçadan veya koldan kas içine enjekte edilerek
uygulanırlar.
 |
Üç aylık iğnelerde bir enjeksiyondan diğerine geçen
süre en fazla beş hafta, en az üç hafta olmalıdır. |
 |
Aylık iğnelerde ise bir enjeksiyondan diğerine geçen
süre en fazla 33 gün, en az 23 gün olmalıdır. Aylık iğneler arası süre
23 günden daha az olduğunda adet düzensizliği ortaya çıkabilmektedir.
|
 |
Bir enjeksiyondan diğerine geçen süre yukarıdaki
süreleri aştığında yeni uygulama gebelik testi sonrası
gerçekleştirilmelidir. |
Hem üç aylık hem de aylık iğnelerde ilk uygulama doktor
kontrolleri yapıldıktan ve iğne uygulanmasına bir sakınca olmadığı
belirlendikten sonra adetin ilk 5 gününde gerçekleşir. Düşük veya kürtaj
sonrasında ise ilk bir hafta içinde uygulanabilirler.
Doğum sonrasında emzirmeyenlerde ilk üç hafta içinde, emzirenlerde ise ilk
altı hafta içinde ilk enjeksiyon uygulanmış olmalıdır.
Etki mekanizmaları
Üç aylık iğneler ovulasyon (yumurtlama) sürecini devre dışı bırakarak etki
ederlerken, aylık iğnelerde ek olarak bulunan östrojen ovulasyonu
devredışı bırakmaya katkısı yanında düzenli olarak adet görülmesini
sağlar..
Yan etkiler
 |
Adet kanaması değişiklikleri
Üç aylık iğneler kadında belirgin adet kanaması değişikliklerine neden
olurlar. Üç aylık iğnelerin bir enjeksiyonu sonrasında bile kadınların
%50'sinde amenore (adetin tümüyle kesilmesi) gözlenirken, dört
enjeksiyon sonrası kadınların yaklaşık %75'i adet görmez. Ancak bu
değişikliklerin menopoza girildiğine işaret etmediğinin ve kalıcı
olmadığının bilinmesi önemlidir.
"Adetten kesilme" görülmeyen kadınlarda üç aylık iğneler sıklıkla
lekelenme tarzında ara kanamalara neden olurlar. Bu durum da geçicidir
ve şikayetlerin belirgin olduğu durumlarda doktor tarafından ek östrojen
takviyesi verilmesiyle ara kanamalar düzeltilebilir.
Üç aylık iğnelerin aksine aylık iğnelerde adet düzeni sıklıkla devam
eder ve ortalama 28 günde bir adet kanaması görülür. Ancak aynen doğum
kontrol haplarında olduğu gibi kullanımın ilk aylarında lekelenme
tarzında ara kanamaları gözlenebilir.
|
 |
Kilo değişiklikleri
Her kadın yaşın etkisine bağlı olarak her sene belli bir miktarda kilo
alır. Doğum kontrol yöntemlerinin kilo üzerine etkileri
değerlendirilirken bu gerçek gözönünde bulundurulmalıdır.
Çalışmalar, üç aylık iğnelerin bir yılda doğal olarak beklenen kilo
alımı yanında ortalama 2.1 kilogram daha alındığını, bunun aylık
iğnelerde yaklaşık 0.7 kilogram olduğunu (doğum kontrol haplarında 0.6
kg.) göstermektedir. Kilo alımının daha çok iştah artışına bağlı olduğu
görülmektedir.
|
 |
Psikolojik değişiklikler
Üç aylık iğnelerin prospektüsünde yazılanın aksine çalışmalar bu
iğnelerin ve aylık iğnelerin kadında depresyona neden olmadığını
göstermektedir. Yüzde 5 kadında üç aylık iğne kullanımına bağlı olarak
cinsel istekte azalma görülebilmektedir. |
Doğum kontrol iğnelerinin diğer avantajları
Öncelikle her iki iğne de ovulasyonu (yumurtlamayı) devre dışı bırakması
nedeniyle dismenore (sancılı adet görme), adet öncesi gerginlik,
yumurtlama ağrısı gibi yumurtlamayla ilgili yakınmalarda tedavi edici
özellikler göstermektedir. Yine endometriozis hastalığı olanlarda bu etki
sayesinde hastalığa bağlı ağrıda gerileme gözlenir.
Doğum kontrol iğnelerinin adet kanamasını azaltıcı ve hatta yok edici
etkileri demir eksikliğine bağlı anemi (kansızlık) riskinin de belirgin
şekilde azalmasını sağlar.
Miyomları olan ve buna bağlı aşırı kanamaları olan kadınlarda üç aylık
iğne uygulamaları kanamaların azalmasına ve böylece ameliyatla uterusun
çıkarılma zorunluluğunun ortadan kalkmasına önemli katkılarda
bulunabilmektedirler.
Doğum kontrol iğneleri yine yumurtlamayı devre dışı bırakmaları nedeniyle
kadınlarda doğurganlık çağında sık görülen fonksiyonel (yumurtlama
işlevinin yarıda kalmasından kaynaklanan) yumurtalık kistlerinin daha az
görülmesini sağlarlar.
Doğum kontrol iğneleri endometrium (rahim iç tabakası) ve yumurtalık
kanserinden koruyucu etkiler gösterirler. Üç aylık iğnelerin meme kanseri
riski üzerine bir etkisi yokken, aylık iğnelerde henüz devam etmekte olan
çalışmalardan daha çok bu ilacın da meme kanseri riski üzerinde etkisinin
olmadığı yönünde sonuçlar elde edilmektedir.
Üç aylık iğnelerin doğum kontrol haplarının aksine kanın pıhtılaşma
mekanizması üzerinde olumsuz etkisi olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle
prospektüsünde farklı yazsa da üç aylık iğneler daha önceden damarsal bir
hastalık geçirmiş olan ve bu nedenle doğum kontrol hapı kullanması
sakıncalı olan kadınlarda da kullanılabilmektedir. Ancak aylık iğnelerin
içinde östrojen bulunması ve östrojenin de kan pıhtılaşmasını artırıcı
yöndeki muhtemel etkileri nedeniyle bu tür hastalarda kullanılması şu an
için önerilmemektedir.
Üç aylık iğnelerin yukarıdakilere ek olarak epilepsi hastalığı olanlarda
nöbet sıklığını azaltıcı etkileri olduğu da gösterilmiştir.
Gebelikte yanlışlıkla uygulama
Gebelikte yanlışlıkla uygulandığında ne üç aylık ne de aylık iğnelerin
bebekte anomali artışa neden olduğu yönünde bilimsel bir veri yoktur ve bu
nedenle bu enjeksiyonların teratojen etkileri olmadığı kabul edilir. Daha sonraki gebelikler üzerine etkileri
Doğum kontrol iğneleri kalıcı değişikliklere neden olmaz ve ilacın
etkileri vücuttan tümüyle ortadan kalktıktan sonra ovulasyon ve böylece
gebe kalabilirlik tümüyle geri döner. Bu geriye dönüş aylık iğnelerde son
enjeksiyondan 30 ile 60 gün sonraki bir zaman diliminde gerçekleşirken, üç
aylık iğnelerde 6 ile 18 ay gibi uzun olabilir. Bu nedenle yanlızca kısa
bir süre korunmak isteyen kadınlar için üç aylık iğne uygun bir yöntem
değildir. Hangi durumlarda kullanılmazlar?
 |
gebelik şüphesi veya varlığı |
 |
nedeni açıklanamayan vajinal kanama |
 |
üç aylık iğnelerde memekanseri, aylık iğnelerde meme,
endometrium ve diğer östrojene bağlı geliştiği düşünülen kanser türleri |
 |
tüm ilaçlarda olduğu gibi ilacın içindeki etken
maddeye ya da maddelere karşı allerji öyküsü |
 |
aylık iğneler daha önce ya da şuanda damar
tıkanıklığı ile seyreden hastalığı olanlarda (kalp krizi, "inme", derin
ven trombozu gibi ve kronik karaciğer hastalığı olanlarda, ya da
gebelikte veya doğum kontrol hapı kullanımında safra kanallarının
tıkanmasına bağlı sarılık öyküsü olanlarda kullanılmazlar. Bu
hastalıklar östrojene bağlı olarak geliştiğinden prospektüsünde farklı
olarak belirtse de üç aylık iğneler bu durumlarda
kullanılabilmektedirler. |
Üç aylık iğneler östrojen içermediklerinden kan
lipidlerinde yükselme olan, migreni olan, kalp hastalığı olan, epilepsi
ilacı kullanan, 35 yaşın üzerinde olup sigara içen, diabete bağlı damar
hastalığı olan, lupus hastalığı olan kadınlarda da kullanılabilirler.
Üç aylık iğneler yine östrojen içermediklerinden emzirme döneminde
kullanıldıklarında sütü azaltmaz, bileşimini etkilemezler.
Özetle söylemek gerekirse
Üç aylık iğnelerin en uygun kullanım alanları emzirme döneminde olan,
kalp-damar ve karaciğer hastalıkları nedeniyle östrojen içerikli aylık iğne
veya doğum kontrol hapları kullanamayan ve östrojen kullanımının sakıncalı
olabileceği diğer bazı hastalıkları olan kadınlardır. Yine adet görmemeyi
bir avantaj olarak gören kadınlar içinde üç aylık iğneler oldukça uygundur.
Aylık iğneler ise etki mekanizmaları ve yan etkileri olarak doğum kontrol
haplarıyla oldukça benzeşen bir korunma yöntemi olmaları nedeniyle doğum
kontrol hapı kullanımı açısından uygun bir aday olan, ancak günlük hap
kullanımının verdiği sıkıntı ve unutma riski veya başka kişilere yakalanma
korkusu nedeniyle doğum kontrol haplarını kullanmak istemeyen kadınlar için
bir numaralı seçenek olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
|